Uygur Mahkemesi Kararının Özeti (9 Aralık 2021)
Sir Geoffrey Nice QC başkanlığında toplanan bağımsız ve gayriresmi Uygur Mahkemesi, Çin Halk Cumhuriyeti’nin (ÇHC) Doğu Türkistan’daki Uygur, Kazak ve diğer Türk Müslüman halklara karşı soykırım, insanlığa karşı suçlar ve işkence işlediğine dair iddiaları değerlendirmiştir. Mahkeme, en yüksek ispat standardı olan “makul şüphenin ötesinde” kriterini kullanarak kararını vermiştir.
Temel Bulgular ve Deliller
Mahkeme, tanık ifadeleri, sızdırılan resmi belgeler (Karakax Listesi, Xinjiang Belgeleri vb.), uzman raporları ve uydu görüntüleri gibi çok çeşitli kanıtları incelemiştir. ÇHC, davetlere rağmen sürece katılmamış ve mahkemeye yaptırım uygulamıştır. Mahkemenin kanıtlanmış bulduğu temel eylemler şunlardır:
- Toplu Gözaltı: Yüz binlerce, muhtemelen bir milyondan fazla Uygur, herhangi bir meşru gerekçe olmaksızın toplama kamplarında alıkonulmuştur.
- İşkence ve İnsanlık Dışı Muamele: Gözaltındaki kişilere sistematik olarak fiziksel ve zihinsel işkence uygulanmıştır. Bunlar arasında “kaplan sandalyesi”, dayak, tırnak sökme ve aşağılayıcı muameleler bulunmaktadır.
- Cinsel Şiddet: Gözaltındaki kadın ve erkeklere karşı tecavüz, toplu tecavüz ve diğer cinsel şiddet eylemleri yaygın bir şekilde uygulanmıştır.
- Doğum Önleme Politikaları: ÇHC’nin kasıtlı, sistematik ve uyumlu bir şekilde Uygur nüfusunu azaltmak için doğum kontrol politikaları uyguladığı tespit edilmiştir. Bu politikalar arasında zorla kısırlaştırma, zorunlu kürtaj (ileri gebelik haftalarında dahi) ve zorla RİA (rahim içi araç) takılması yer almaktadır.
- Çocukların Ailelerinden Koparılması: Yüz binlerce Uygur çocuk, ailelerinden zorla alınarak devlet tarafından işletilen yatılı okullara ve yetimhanelere yerleştirilmiştir. Amaç, çocukları kendi kültür, dil ve dinlerinden koparmaktır.
- Kültürel ve Dini Yıkım: Çok sayıda cami ve mezarlık yıkılmış veya tahrip edilmiştir. Dini pratikler (dua etmek, sakal bırakmak, başörtüsü takmak) yasaklanmış ve cezalandırılmıştır.
- Zorla Çalıştırma: Geniş çaplı bir zorla işçi transfer programı uygulanarak yüz binlerce Uygur, ailelerinden koparılarak Sincan içinde veya Çin’in diğer bölgelerindeki fabrikalarda çalışmaya zorlanmıştır.
Hukuki Sonuçlar
Mahkeme, bu bulgular ışığında aşağıdaki hukuki kararlara varmıştır:
- İşkence: ÇHC’ye atfedilebilecek şekilde Uygurlara karşı işkence suçu makul şüphenin ötesinde kanıtlanmıştır.
- İnsanlığa Karşı Suçlar: ÇHC’ye atfedilebilecek şekilde; sürgün, hapis, işkence, tecavüz ve cinsel şiddet, zorla kısırlaştırma, zulüm ve zorla kaybetme gibi eylemlerle insanlığa karşı suçlar makul şüphenin ötesinde kanıtlanmıştır.
- Soykırım: Mahkeme, organize bir toplu katliam olduğuna dair kanıt bulamamıştır. Ancak Soykırım Sözleşmesi’nin II(d) maddesinde yer alan “grup içinde doğumları önlemeye yönelik tedbirler dayatmak” eyleminin ÇHC tarafından sistematik olarak uygulandığını tespit etmiştir.
- Mahkeme, bu doğum önleme politikalarının, Uygur nüfusunun önemli bir bölümünü (doğmamış nesilleri de kapsayacak şekilde) yok etme kastıyla uygulandığı sonucuna varmıştır.
- Bu nedenle Mahkeme, ÇHC’nin Sincan’daki Uygurların önemli bir bölümünü yok etme kastıyla doğumları önleyici tedbirler dayatarak soykırım suçu işlediğine makul şüphenin ötesinde kanaat getirmiştir.
Sorumluluk ve Nihai Değerlendirme
Mahkeme, bu suçların en üst düzeyde planlandığını ve Çin Komünist Partisi ile ÇHC hükümetinin en tepesindeki yetkililerin, Başkan Şi Cinping de dâhil olmak üzere, birincil derecede sorumlu olduğuna karar vermiştir. Karar, uluslararası toplumu, hükümetleri ve Birleşmiş Milletler’i, Soykırım Sözleşmesi kapsamındaki “önleme” görevlerini yerine getirmemekle eleştirmiş ve bu bulgular ışığında harekete geçme çağrısında bulunmuştur.
UYGUR-MAHKEMESININ-SOYKIRIM-KARARI-TURKCE

Comment here