çalışmalar

Çin’in Gözden Kaçırılan Yapay Zekâ Stratejisi: Pekin, Yumuşak Güç Aracılığıyla Küresel Egemenlik Kuruyor

Hazirlayan: Uygur Araştırma Enstitüsü

Makale Özeti

Bu makale, Georgetown Üniversitesi Güvenlik ve Gelişen Teknolojiler Merkezi (CSET) Analiz Bölümü Başkan Yardımcısı ve Andrew W. Marshall Araştırmacısı Owen J. Daniels ile Georgetown Üniversitesi’nin aynı merkezinde Kıdemli Araştırma Analisti ve Atlantic Council’da Misafir Araştırmacı olan Hanna Dohmen tarafından yazılmış olup 25 Temmuz 2025’te yayınlanmıştır. Bu bilimsel raporda, ABD hükümetinin Çin ile olan yapay zekâ rekabetinde ağırlıklı olarak askeri ve güvenlik odaklı “sert güç” unsurlarına aşırı önem verdiği, Pekin’in yapay zekâyı bir “yumuşak güç” aracı olarak kullanarak küresel etki alanını genişletme stratejisini ise göz ardı ettiği öne sürülmektedir. Yazarlar, Çin’in “DeepSeek” ve “Moonshot AI” gibi şirketlerinin ucuz, açık kaynaklı ve uyarlanabilirliği yüksek yapay zekâ modellerini art arda piyasaya sürmesinin, sadece teknolojik olarak ABD’ye yetişmekle kalmayıp, aynı zamanda gelişmekte olan ülkeleri hedef alarak küresel yapay zekâ altyapısını ele geçirme ve uluslararası alanda aktif bir imaj oluşturma gibi derin bir stratejik amacı içerdiğini iddia etmektedir.

Raporda, Amerika liderliğindeki Batılı ülkelerin yapay zekâ teknolojilerini kapalı ve pahalı sistemlerle korumaya çalışmasının aksine, Çin’in açık kaynaklı modeller aracılığıyla dünya genelinde, özellikle de “Küresel Güney”deki ülkelerin ihtiyaçlarını karşılayarak kendi teknolojisini onların dijital altyapısının bir parçası haline getirmek için bir ortam yarattığı vurgulanmaktadır. Yazarlar, ABD’yi yapay zekâ stratejisini yeniden gözden geçirmeye, açık kaynaklı modellerin geliştirilmesine yatırım yapmaya ve ihracat kontrollerini akıllıca düzenleyerek Çin’in bu “yumuşak güç” saldırısına karşı koymaya çağırmaktadır. Eğer bu fırsat kaçırılırsa, Çin’in küresel yapay zekâ tedarikçisi haline gelerek Amerika’nın stratejik etki gücünü zayıflatma riskinin büyük olduğu konusunda uyarıda bulunmaktadırlar.


Çin’in Açık Kaynaklı Modellerinin Beklenmedik Yükselişi

2025 yılının başlarında, Çinli şirket “DeepSeek”in kendi “R1” adlı yapay zekâ modelini duyurması, Amerikalı strateji belirleyicileri derinden sarstı. ABD’nin gelişmiş yarı iletkenlere yönelik ihracat kontrolleri uygulamasına rağmen, bu şirket, Amerika’nın en gelişmiş, tescilli modelleriyle rekabet edebilen, özelleştirilebilir açık kaynaklı bir teknoloji geliştirmeyi başardı. Bunun ardından, bir başka Çinli şirket olan “Moonshot AI”nın karmaşık görevleri bağımsız olarak yerine getirebilen “Kimi K2” adlı gelişmiş açık kaynaklı modelini piyasaya sürmesi, bazı gözlemciler tarafından yeni bir “DeepSeek dönemi”nin başlangıcı olarak yorumlandı.

Ancak Çin’in açık kaynaklı modellerinin yarattığı tehdit, sadece Çin’in yapay zekâ yarışında ABD’ye yetişmesiyle sınırlı değildir. Bu durum, daha geniş anlamda, yapay zekânın küresel olarak benimsenmesiyle ilgilidir. Ocak 2025’e gelindiğinde “DeepSeek R1” uygulamasının dünya çapındaki aktif kullanıcı sayısı 33 milyona ulaşmışken, Nisan ayına gelindiğinde bu sayı üç katına yakın bir artışla 97 milyona ulaştı. Ayrıca, Hugging Face’in CEO’su, R1’in orijinal versiyonundan türetilen 500’den fazla farklı versiyonun sadece Ocak ayında toplam 2,5 milyon kez indirildiğini, bunun orijinal modelin indirilme sayısının beş katı olduğunu ve kullanıcıların R1 modelinin uyarlanabilirliğine ne kadar yüksek değer verdiğini gösterdiğini belirtti. Bu yoğun ilgi, “DeepSeek” ve “Moonshot AI” gibi Çinli şirketlerin kullandığı düşük maliyetli, açık kaynaklı model yaklaşımının, özellikle yapay zekânın faydalarına yeni aşina olan gelişmekte olan ülkeler için ne kadar büyük bir avantaj sağladığını kanıtlamaktadır.

En Büyük Ödül: Yapay Zekânın Yumuşak Güç Boyutu

Bir ülkenin yapay zekâ modellerinin küresel üstünlüğü ele geçirmesi, pazar rekabetinin veya askeri uygulamaların ötesinde stratejik bir öneme sahiptir. Uluslararası ilişkiler teorisinde “yumuşak güç,” diğer aktörlerin tercihlerini ortak değerler, kültürel çekicilik ve güvenilir fikirler aracılığıyla etkilemektir. “Sert güç” askeri kudret ve zorlama tehdidine dayanırken, “yumuşak güç” teknoloji, eğitim ve ticaret gibi çok çeşitli kaynaklardan beslenir ve bir ülkenin etki alanını genişletir. Soğuk Savaş sırasında ve sonrasında, Amerika’nın kültürel ve ekonomik cazibesi, birçok ülkeyi Washington ile iş birliği yapmaya teşvik etmiştir.

Günümüzde, yapay zekânın çift kullanımlı potansiyeli, onu “yumuşak gücün” karmaşık bir unsuru haline getirmektedir. Çin ve ABD’nin her ikisinin de otonom insansız hava araçları, gelişmiş sayısal veri birleştirme, komuta ve kontrol sistemleri gibi “sert güç” uygulamaları geliştirmek için rekabet içinde olduğu belgelerle sabittir. Son yıllarda bu güvenlik endişeleri, Washington’un yapay zekâ stratejisini aşırı derecede etkiledi. 2022’nin sonlarında Amerikalı şirketler güçlü üretken yapay zekâ modellerini tanıttığında, Biden yönetimi, Çin’in bu teknolojiyi askeri amaçlarla kullanmasından endişe ederek politikalarını büyük ölçüde güçlü yapay zekâ modellerini geliştirmek için gerekli olan donanıma erişimi kısıtlamaya odakladı.

Ancak bu güvenlik odaklı yaklaşım, yapay zekânın küresel ekonomiyi, iş gücünü, sağlık hizmetlerini ve tüm toplumu, özellikle de birçok gelişmekte olan ülkeyi olumlu yönde dönüştürme potansiyelini gözden kaçırdı. Örneğin, Amerika’nın yapay zekâ modelleri, kaynakları kısıtlı ülkelerde kanser teşhisinde yeni yöntemler geliştirmek veya hassas tarım uygulamalarını ilerletmek için kullanılsa, bu durum, USAID’in geçmişteki programlarına benzer şekilde, Amerika’nın imajını ve etki gücünü artıracaktır. Pekin, tam da bu faydalı yapay zekâ potansiyelini geliştirip paylaşmaya odaklanarak, kendisini küresel yapay zekâ etki alanında güçlü bir avantaja sahip kılıyor.

Dijital İmparatorluk: Çin’in Geniş Ölçekli Stratejisi

Çin’in “yumuşak güç” aracılığıyla yapay zekâ alanını genişletme çabası, dış dünyadan soyutlanmış bir şekilde gerçekleşmemektedir. Bu, Pekin’in ülke içinde kendi kendine yeterliliği artırma ve yurt dışındaki dijital etkisini genişletme yönündeki daha kapsamlı çabasının bir parçası olarak anlaşılmalıdır. 2010’lardan bu yana, Pekin’in 2017’de ilan ettiği “Yapay Zekâ Geliştirme Planı” ve 2021’de ilan ettiği “14. Beş Yıllık Plan” gibi politika belgelerinde, Çin hükümetinin açık kaynaklı teknolojilerden faydalanarak ülke içindeki bağımlılığı azaltma ve Çin’in Batı’ya olan bağımlılığını kırma arzusu vurgulanmıştır. Çin’in açık kaynaklı yapay zekâ modellerini teşvik etmesi, örneğin Dijital İpek Yolu girişimi aracılığıyla gelişmekte olan dünyanın temel dijital altyapı sağlayıcısı olma hedefiyle uyumludur.

Geçen on yılda, Huawei ve ZTE gibi Çinli şirketler küresel ölçekte telekomünikasyon ağları, deniz altı kabloları ve gözetim ekipmanları gibi dijital altyapı projelerine yüz milyonlarca dolar yatırım yaptı. Şu anda Alibaba Cloud ve Huawei Cloud, Malezya, Meksika, Filipinler ve Tayland gibi ülkelerde bulut bilişim için yurt dışı veri merkezleri geliştirmeyi hızlandırmaktadır. Bu yatırımlar, eğer Çin gelecekte ABD’nin son ihracat kontrolleri kapsamında erişemediğinden daha gelişmiş çiplere erişebilirse, Çin’in yapay zekâ uygulamalarını dünya çapında yaymasına yardımcı olacak güçlü bir temel sağlamaktadır.

Bununla eş zamanlı olarak Çin, küresel yapay zekâ alanındaki etkisini sağlamlaştırmak için adımlar atmaktadır. 2023 yılından bu yana Pekin, “Küresel Yapay Zekâ Yönetişim Girişimi” adlı çok taraflı bir çabaya öncülük ederek sorumlu yapay zekâ geliştirme ve denetimini oluşturmaktadır. Bu girişim, gelişmekte olan ülkeleri yapay zekâ politikaları oluşturmaya dahil etmenin önemini haklı olarak vurgulasa da, somut ayrıntılardan yoksun olup Çin’in diğerlerinin altyapısını geliştirme konusundaki istekliliğini öne çıkarmaktadır. Bazı küresel yapay zekâ endüstrisi liderleri, Çin’in gelişmiş açık kaynaklı yapay zekâ modellerinin, Çin Komünist Partisi’nin propagandasını kullanıcılara yaymak için Çin tarihi, küresel politika ve insan hakları meseleleriyle ilgili bilgileri denetlemesinden veya çarpıtmasından endişe duymaktadır.

Açık Fırsat: Amerika İçin Yeniden Şekillenme Yolu

Amerika’nın küresel yapay zekâ yayılımı rekabetinde zafer kazanma fırsatı hala mevcuttur. Çin’in yapay zekânın ana dağıtıcısı olma çabası şimdiden bir dizi engelle karşı karşıyadır. Amerika liderliğindeki ihracat kontrolleri, Çin’in yapay zekâ için gelişmiş çipler üretmek adına gerekli araçlara erişimini engellemekte ve Çinli şirketlerin Amerika tarafından tasarlanan yapay zekâ çiplerine erişimini kısıtlayarak Çin’in kendi modellerini geniş ölçekte yaymasını zorlaştırmaktadır. Ayrıca, modellerin piyasaya sürülmesi ve kullanılması, yani “çıkarım (inference)” için gereken çiplere olan talep, “çıkarım” için modellerin uygulama programlarına büyük ölçekte entegre edilmesiyle, arzı daha da aşabilir.

Bu kısıtlamalar, Amerika’ya daha iyi seçenekler sunmak için dar bir fırsat penceresi yaratmaktadır, ancak hızlı hareket etmesi gerekmektedir. Açık kaynaklı yapay zekâ ekosisteminin büyümesini teşvik etmek, Amerikalı politika yapıcılar için birinci öncelik olmalıdır. Trump yönetiminin bir zamanlar ilan ettiği “Yapay Zekâ Girişimi Planı,” açık kaynaklı modellerin coğrafi ve stratejik önemini anlamış gibi görünmekte ve “Amerika’nın kendi değerlerine dayalı lider açık kaynaklı modellere sahip olmasını sağlamalıyız” tavsiyesinde bulunmaktadır. Meta şirketi, Amerika’nın önde gelen açık kaynaklı model sağlayıcısıdır, ancak başkaları da mevcuttur ve OpenAI’nin kendi güçlü açık kaynaklı modeli hakkındaki planlarının sızması, cesaret verici bir eğilimi yansıtmaktadır. Amerikalı politika yapıcılar, model geliştiricileri ile araştırma kurumları arasındaki iş birliğini teşvik ederek ve araştırmacılara ve eğitimcilere ek kaynaklar sağlayarak bu değişimi daha da ileriye taşıyabilirler.

Aynı zamanda, Amerika kendi yapay zekâ ihracat kontrol stratejisini yeniden gözden geçirmelidir. “DeepSeek” ve “Moonshot AI”nın son başarıları, ihracat kontrollerinin Çinli şirketlerin gelişmiş açık kaynaklı modeller geliştirmesini engelleyemediğini göstermektedir.

Bununla birlikte, “çıkarım”a dayalı hesaplamanın artan önemi, Amerika’nın kendi ihracat kontrollerini yapay zekâ gelişiminin mevcut yönüne uyarlama gerekliliğini vurgulamaktadır. Washington, açık kaynaklı modellerin geliştirilmesini teşvik ederek ve daha isabetli ihracat kısıtlamaları uygulayarak Amerika’nın yumuşak gücünü de ilerletebilir. Örneğin, Amerika’daki daha güçlü bir açık kaynaklı model ekosistemi, Amerika’nın müttefiklerine ve ortaklarına Çin modellerine göre daha cazip ve ucuz seçenekler sunarak, Amerika’nın küresel etkisinin “yeşil alan” genişlemesini destekleyebilir. Eğer Washington, Çin’in büyüyen “yumuşak güç” üstünlüğüne hızla karşı koyamazsa, bunun bedeli ağır olabilir. Çin’in ucuz, güçlü yapay zekâ yeteneklerini ve beraberinde getireceği küresel etki gücünü yaydıktan sonra onu yerinden etmek çok zor olacaktır.

Cin

Comment here